galatasaray

  • 27/6/2006 -
  • Yorum ( 4 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 27/6/2006 - antifb resimleri
  •  

     

    Yorum ( 3 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 27/6/2006 - f5 için Türkiye kupası neden önemli değil?
  • f5 için Türkiye kupası neden önemli değil?
    *Çünkü elle tutulur bir şey değil 

    -f5li genç taraftarların en çok kullandıkları cümle nedir?
    *"Bana Türkiye kupası'nı anlatsana DEDE...." 

    -Türkiye Kupasını kazandıklarını görmüş iki f5li yanyana gelince ne yapılır?
    *Aralarına girip dilek tutulur. 

    -f5lilerin çoğu Türkiye kupasının rengini neden gri olarak hatırlıyor?
    *Çünkü kupayı son kazandıklarında televizyonlar siyah beyazdı 

    -f5lilerin bir kısmı Türkiye kupasına inanmıyor.Neden?
    *İnsan görmediği şeye inanamaz da ondan.

    -Arşimet bugün yaşasaydı neyi bulamazdı?
    *f5in Türkiye kupasını kaldırma kuvvetini. 

    -f5in Türkiye kupasını kazanması en çok hangi kitapta geçer?
    *Rüya tabirleri kitabında.     Cry

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 27/6/2006 - TAÇSIZ KRAL METİN OKTAY
  • O bambaska bir GALATASARAYLIydı...
    Hayatını okudukca aglayasım gelir.
    O'nu keşke izleyebilseydim.
    O'nu çok ozledik
    AŞKI ASLAN YÜREĞİNDE

    TAÇSIZ KRAL METİN OKTAY
    TEK AŞKIYDI GALATASARAY
    SENİNİ GİBİ CİM BOMLUYU
    UNUTURMU BU TARAFTAR..........

    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 27/6/2006 - 7-0
  • Lodos Fırtınası
    Aman o ne lodos firtinasi... Istanbul'un her yani sismis, denizi kabarmis alga dalga, lodos kiyameti desek yerinde olacak... Günlerden 30 Aralık 1911.

    Yilbasina bir gün kalmis, evlerde kestaneler çiziliyor, hazirlik
    girla...

    Vapurlarin kalkis saatleri birbirine girmis, kalkip kalkamiyacaklari bile meçhul. Ama kalkan bir vapura zor bela yetisen dört Galatasarayli oyuncu, dalgalarla mücadele eden vapur'un içerisinde, Fenerbahçe ile oynayacaklari maç'a dogru yol aliyorlardi.. Galatasaray olarak Fenerbahçe karsinda oynadiklari ilk üç maç'ta da galip gelmislerdi, 2-0, 3-0, 5-0, eh, heyecanli degillerdi pek, ama lodos onlari perisan ediyordu.
    Kadiköy'e geldiklerinde diger takim arkadaslari ile bulusacaklardi, ama iskelede sadece iki arkadaslarini gördüler. Önce pek üstünde durmadilar, nede olsa Union Kulüp Stat'inda (Fenerbahçe Stati) diger arkadaslarini bulabileceklerini ümit ediyorlardi. Alti Galatasarayli oyuncu yollandilar Stat'a... Baskan Ali sami Yen onlari orada buldu, baska da kimse yoktu. Ali Sami Yen oynamak istiyordu ama sakatti, maç saati de yaklasiyordu, yedi Galatasarayli oyuncunun gözleri saat'in üzerindeydi, ne gelen vardi, ne giden! Aralarinda konusup, oyunun ertelenmesini istediler; Istanbul sehri bir lodos afetine yakalanmis, vapurlar iptal olmus, oyuncular gelememis, bu maç böyle oynanirmi, iptal en dogal hakkimiz diye düsündüler elbette.
    Ama rakip takim Fenerbahçe buna razi olurmuydu hiç? Bizim yedi kisi kalmis Galatasaray takimimiza, "Sahaya çikmazsaniz, hükmen yenik sayilirsiniz!" diyip, tutturukluklarina devam edince, Galatasaray ruh'u bunu kaldirirmi, yenileceksek, aslanlar gibi çikariz, saha'da yeniliriz diyip, yedi kisi çikip, oynamayi kabul ettiler. Bir önemli sorunlari daha vardi, kaleci yoktu! Lodos firtinasi yüzünden, kalecimiz de gelemeyenler arasindaydi! Ali Sami Yen kaleci olmayi kabul edince, biri kalede olmak üzere, yedi Galatasarayli Aslan, gururla saha'ya yayiliverdiler.
    Ali, Bekir Bircan, Horace Armitage, Celal, Idris, Emin Bülent ve kalede Ali Sami Yen. Hey gidi ASLANLAR hey, yelelerini diklettirip, pençelerini çikarip, gerinip, rakiplerine baktilar. Onbir tane Kanarya, lodos'un da etkisi ile biraz ürperdi ama, içlerinden de kis kis güldüler, arenaya sadece yedi aslan çikabilmis, saha vicik vicik, alirlardi elbet bu maçi! Aman Allahim oda neydi? Saha'da kükreyen aslanlar sanki yüzlerce oluvermisti... Ali Sami Yen'in durdugu kale, rakipleri tarafindan ziyaret bile edilemedi, 90 dakika boyunca top bir adet kere eline bile gelmedi... Aslanlar hem atak yaptilar, hemde kalelerine kimseyi aklastirmadilar. Ne lodos, ne vicik vicik bir saha, nede onbir kisilik rakip takim onlarla bas edemedi.
    Galatasaray, Fenerbahçeyi 30 Aralık 1911 günü, yedi kisi ile, 7 - 0
    yendi.

    Aslan Galatasaray'i lodos afeti bile durduramamis, büyük ruh'u ile, yedi kisi ile oynadigi maç'tan alninin akiyla çikmisti. Yani Infaz gerçeklesmisti.
    Evlerinde yilbasi gecesi için kestane çizen aileler ise, haberi alinca çok sasirip, Fenerbahçe kestaneden beter çizilmis diyip, gülüsmüslerdi diye büyüklerimden hep duyarim!!!! O gece lodos tüm gücü ile devam etmis, bizim Aslanlar ise vapurlar iptal oldugundan, geceyi rakiplerimizin evlerinde geçirmek zorunda kalmislardi.
    Bence, bizimkiler bir güzel uyumustur da, karsi tarafi tam bilemiyorum! Nede olsa tatli tatli uyurlarken bir iki kükreme sesi çinlatmislardir o evlerde Aslanlarimiz, rakiplerimizin tetikteki uykularini bölen!
    Iste Galatasaray ruh'u, inanci ve gerçeklerinden bir tanesi daha.
    Bir rivayete göre, ne zaman lodos firtinasi çiksa, rüzgar'in içerisinden bir kükreme sesi yayilirmis Kadiköy semalarina, içleri ürperten, dolana dolana Fenerbahçe Stat'ina yayilan... Ali Sami Yen'in, Ali'nin, Bekir Bircan'in, Horace Armitage'in, Celal'in, Idris'in, Emin Bülent'in sesleri, hani artik bizlere bulutlarin arkasindaki o güzel yerden bakanlarin kükremeleri bunlar.
    Selam sizlere kahramanlar, selam.

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 27/6/2006 - kurucular
  • ALİ SAMİ BEY

    Sonradan Yen soyadını alan Ali Sami bey, 20 Mayıs 1886'da İstanbul'un Kandilli semtinde doğdu. Babası, ünlü edebiyatçılarımızdan Şemsettin Sami' ydi. Galatasaray Lisesinde okudu ve futbol oynadı. Ali Sami Yen sadece Galatasaray Kulübünün bir numaralı kurucusu olarak kalmadı;  Türk futbolunun önde gelen örgütleyicilerinden biri oldu. Yen,1923 yılında kurulan Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'nın kurucuları arasında yer aldı ve başkanlığını yaptı. 1924 Paris olimpiyatlarına katılan Türk kafilesinin başkanlığını yaptı. 1926-1931 yılları arasında Türkiye Milli Olimpiyat komitesinin başkanlığı görevini yürüttü. Galatasaray'da 1905-1918 arasında 13 yıl, 1925'te 1 yıl olmak üzere iki dönemde 14 yıl başkan olarak hizmet verdi.

    Kulübün 1 Numaralı üyesi olan Ali Sami Bey'in başkanlığı döneminde kulübe yaptığı hizmetler saymakla bitmez.En kritik dönemlerde kulübü yaşatmak için mücadele veren o ve arkadaşlarıydı.Kötü bir idarenin,akıl almaz,mantık kabul etmez fermanlı adamları ile savaşan o idi.Sonunda amacına eren de o oldu.
    1905-1918 döneminde Galatasaray 4 kez şampiyon oldu.Ali Sami Bey'in Başkanlığı döneminde Yönetim Kurulllarında vazife alan Galatasaraylıları şöyle sıralayabiliriz :
     
    Emin Bülent, Asım Tevfik, Hasan Fuat, Refik Cevdet,Horace Armitage, Hasan Basri, M.Rıza, Reşat Şirvani, Bekir Sıtkı,Abidin Daver, Ali Sami Yen'in(05.04.1925) bu kez Başkanlığı Genel Kurul'un ısrarı ile oldu.Büyük bir çoğunluk 1.Nolu kurucu Üyenin yeniden Başkanlığını istiyordu.Ali Sami Bey bu sürekli ısrar karşısında soz kez Başkanlığı kabul etti ve Yönetim kurulunu şu kişilerden oluşturdu :

    Faik Soydanbay ,Mecdi Hüsam,Arif İkar,İbrahim Burak

    Ali Sami Yen'in Sarı Kırmızılı kulübe önemli bir katkısıda Galatasaray Müzesinin kurulması oldu. 1905 yılında yönettiği Moda-Kadıköy karşılaşması nedeniyle, Ali Sami Yen'in ilk Türk hakem olabileceği de çeşitli kaynaklarda yazılıdır. Mili Takımın Romanya ile yaptığı ilk maçta, teknik adam olarak takımın başında o vardı. Bu görevi de bir süre yürütmüş, yani Türk Milli Takımın ilk teknik direktörü olmuştur. Türk Spor Tarihinin en seçkin kişilerinden biri olan Ali Sami Yen Feriköy mezarlığında toprağa verildi. Ali Sami Yen, sadece Galatasaray' ın değil Türk sporunun en seçkin kişiliklerinden biriydi. Onun açtığı yoldan pek çok sporcu, teknik adam ve yönetici yetişti.

    Bunlar sadece Galatasaray' a değil Türk sporuna da büyük hizmetler verdiler. Örneğin, Ali Sami Yen'in Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı' nın başında olduğu bir dönemde bir başka Galatasaray' lı yönetici Yusuf Ziya Öniş de Futbol Federasyonu Başkanı olarak görev yapıyordu. Atletizm, basketbol, voleybol gibi öteki spor dallarında da Galatasaray'lılar sadece öncü olmakla kalmadılar, sporcu, teknik adam ve yönetici olarak bu sporların ülkemizdeki gelişiminde çok önemli roller oynadılar. Kısacası, Ali Sami Yen sadece Galatasaray kurucusu olarak kalmadı, Türk sporunun da pek çok kuruluşunun temelinin atılmasını ve yükselmesini sağladı. Böylece Galatasaray' lıların çok önemli bir özelliklerini de en çarpıcı biçimde ortaya koymuş oldu. Bu gelenek hep devam etti. Galatasaraylılar her zaman ülke sporuna çok önemli hizmetlerde ve katkılarda bulundular.

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 27/6/2006 - Saat 20:45 Şampiyon G.Saray
  • Saat 20:45 Şampiyon G.Saray
    Artık son haftaya gelinmişti. Adnan Polat olağan basın toplantısında tarihe geçecek bir iddiada bulunuyordu. Polat, 'Pazar akşamı saat 20.45'te şampiyonuz. Eğer inanmayan varsa buraya pankart olarak yazayım' diyordu. Son hafta Kayserispor'u ağırlayan aslanın gözü kulağı Denizli'deydi. Maçın sonlarına doğru skor 3-0 olmuştu. Yöneticiler ve yedek futbolcular maçı basın tribünündeki televizyondan takip ediyordu. Denizli'nin golü Ali Sami Yen'i yıktı. Başta Hasan Şaş ve diğer futbolcular adeta maçı bıraktılar. Hasan maç oynanırken yere yatıp ağlamaya başladı. Kayserisporlu futbolcular ve hakem de şaşkındı. Onlar da durdular. Maç bitti. Futbolcular ve Gerets maçı izlemek için basın tribününe çıktı. Uzatma tam 16 dakikaydı. Herkes ölüp ölüp diriliyordu ve üstelik skor 1-1 olmuştu. Fenerbahçe'nin atacağı bir gol rüyayı noktalayacaktı. Yönetici Fatih Gökşen Fenerbahçe'nin atakları arttıkça fenalaştı ve baygınlık geçirdi. Ve bitiş düdüğü ile birlikte gözyaşları sel oldu. Futbolcular mutluluktan ağlıyor, Ali Sami Yen adeta karnaval alanına dönüyordu. Şov sırası Adnan Polat'taydı. Polat aldı eline mikrofonu saati gösterip tüm tribünlere 'Saat kaç?' diye bağırıyordu. Başkan Özhan Canaydın da soyunma odasına gidip duygusal bir konuşma yaptı. 'Beni sevilmeyen Başkan'dan sevilen Başkan yaptınız. Hakkınız ödenmez, Allah sizden razı olsun' diyordu. O gece futbolcular ve Gerets tam bir duygu seli içindeydi. Parasızlıklar, kaçan futbolcular, gidenler, büyük sakatlıklar, zorluklar Galatasaray'ı yıldırmamış, futbolcular tarihe geçen bir şampiyonluğa imza atmıştı. Kısacası saat 20.45'ti ve Galatasaray şampiyondu. 16. şampiyonluk çok zor yollardan geçilerek elde edilmişti ve bu yüzden keyfi de çok büyüktü. Galatasaraylı futbolcular takım olmanın ne demek olduğunu, arkadaşlığın, paylaşmanın, yardımlaşmanın ne demek olduğunu herkese göstermiş ve Türkiye'nin şampiyonu olmuştu.

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    ne fenerbahce ne besiktas nede trapzon bu sene sensin cimbombom gercekleri tarih yazar tarihide GALATASARAY

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

    Kategoriler

    Arkadaşlarım

    Reklam

  • Sayfa: 1 - Toplam: 1
    Son Sayfa |